Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Müslüman Kardeşler

Ömer Tilmisani

Ömer Tilmisani

MÜSLÜMAN KARDEŞLERİN 3. GENEL MÜRŞİDİ ÖMER ET TİLMİSANİ

Ömer Et Tilmisani

4 Kasım 1904’te Kahire’de doğdu. 1924 yılında liseden, 1930 yılında Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Lise yıllarından itibaren mücadeleci bir hayatın içine girdi. Hukuk Fakültesinden mezun olduğu zaman İngiliz emperyalizmine baş kaldıran gençler arasında bulunduğu için hapse atıldı. Hapisten çıktıktan sonra 1933 yılında İhvan-ı Müslimin teşkilatının kurucusu ve ilk lideri Hasan el-Benna’nın yanında ve İhvan-ı Müslimin saflarında yer aldı. 1952 devriminden sonra Mısır’ın yeni lideri Cemal Abdunnasır’ın İhvan-ı Müslimin’e karşı başlattığı zulüm kampanyasında 1954 yılında tutuklanarak 1971 yılına kadar aralıksız on yedi yıl hapishanede kaldı ve ağır işkenceler gördü. Sonra Hasan el-Hudeybi’nin yerine İhvan’ı Müslimin lideri seçildi ve vefatına kadar da bu görevi sürdürdü. Ömer Tilmisani’nin seksen yılı aşkın ömrü mücadele ile geçti. Her vesileyle hakkı söylemekten geri durmadı. Nitekim televizyonda naklen bir yayın esnasında Devlet Başkanı Enver Sedat’a şunları söylemekten çekinmemiştir: – Mısır’ın müslüman halkı Siyonist emeller doğrultusundaki politikanı tasvip etmemektedir ve sizi Allah’a şikayet etmektedir. Allah adalet sahibi ve Müntakimdir.” Ömer Tilmisani imam Hasan el Benna’nın çizdiği yolda yürüdü. Toplumun ıslahının ve İslamileştirilmesinin fertten başlayarak “merkezden muhite doğru” yayılması kanaatine sahipti. Bu yüzden asla silahlı eylem taraftarı olmadığı gibi, davanın korkutucu çehresinin toplayıcı olmaktan çok dağıtıcı olacağına inanıyordu. Şöyle diyordu: Eğer biz fertlerin vicdanlarında İslam’ı hakim kılmazsak, toplumu yönetecek sisteme nasıl hakim olabiliriz.” Tilmisani’nin “merkezden muhite” politikası sayesinde Mısır’da öğrenci dernekleri, Tabipler odası, Hukukçular ve Eczacılar Birlikleri, Gazeteciler Dernekleri, hep İslamcı’ların eline geçti. Suriye, Ürdün, Kuveyt, Sudan, B.A.E. ve Bahreyn’de İhvan-ı Müslimin’in görüşleri büyük ölçüde ilerlemeler kaydetti. Böylece İhvan-ı Müslimin beynelmilel bir güç kazandı. Tîlmîsanî ayrıca Moro cihadını yakından takip ederek büyük destek sağladı. Afganistan İslam Cihadına da müşavir olarak hizmet etti. Pakistan’da bulunan Afganlı mücahitlere maddi ve manevi imkânlar sağladı. Suriye’de Esad rejimine başkaldıran İhvan-ı Müslimin’in başarısı için canla başla destek oldu. Ömer Tilmisani genelde yumuşak tabiatlıydı. Fakat kalabalıkların karşısında bir aslan kesilir, heyecanlı hitabetiyle halkı yönlendirirdi. Yahudilerle yapılan savaşlara İhvan-ı Müslimin birlikleri içinde bizzat katıldı ve büyük kahramanlıklar gösterdi. Îran Irak savaşının sona erdirilmesinde arabuluculuk yapmaya çalıştı. Filistin davasının sonuna kadar savunucusu oldu ve Filistin mücadelesini İslamî çizgiye getirebilmek için büyük gayret sarf etti. İhvan-ı Müslimin lideri Ömer Tilmisani 21 Mayıs 1986 günü Kahire’de vefat etti. Cenazesi ekserisini gençlerin oluşturduğu yarım milyonu aşkın bir cemaatle Ramazan’ın ilk cuması kaldırıldı.

İhvan-ı Müslimin lideri Ömer Tilmisani 21 Mayıs 1986 günü Kahire’de vefat etti. Cenazesi ekserisini gençlerin oluşturduğu yarım milyonu aşkın bir cemaatle Ramazan’ın ilk cuması kaldırıldı.

Ömer Tilmisani 4 Kasım 1904’te Kahire’de doğdu. 1924’te liseden, 1930 yılında Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Lise yıllarından itibaren mücadeleci bir hayatın içine girdi. Hukuk Fakültesinden mezun olduğu zaman İngiliz emperyalizmine baş kaldıran gençler arasında bulunduğu için hapse atıldı. Hapisten çıktıktan sonra İhvan-ı Müslimin teşkilatının kurucusu ve ilk lideri Hasan el-Benna’nın yanında ve İhvan-ı Müslimin saflarında yer aldı. (1933)

1952 devriminden sonra Mısır’ın yeni lideri Cemal Abdunnasır’ın İhvan-ı Müslimin’e karşı başlattığı zulüm kampanyasında Ömer Tilmisani de tutuklandı. (1954) 1971 yılına kadar aralıksız on yedi yıl hapishanede kaldı ve ağır işkenceler gördü.

Sonra Hasan el-Hudeybi’nin yerine İhvan’ın lideri seçildi ve vefatına kadar da bu görevi sürdürdü.

Ömer Tilmisani’nin seksen yılı aşkın ömrü mücadele ile geçti. Her vesileyle hakkı söylemekten geri durmadı.

Nitekim televizyonda naklen bir yayın esnasında Devlet Başkanı Enver Sedat’a şunları söylemekten çekinmemiştir:

– Mısır’ın müslüman halkı Siyonist emeller doğrultusundaki politikanı tasvip etmemektedir ve sizi Allah’a şikayet etmektedir. Allah adalet sahibi ve Müntakimdir.

Ömer Tilmisani imam Hasan el Benna’nın çizdiği yolda yürüdü. Toplumun ıslahının ve İslamileştirilmesinin fertten başlayarak “merkezden muhite doğru” yayılması kanaatine sahipti. Bu yüzden asla silahlı eylem taraftarı olmadığı gibi, davanın korkutucu çehresinin toplayıcı olmaktan çok dağıtıcı olacağına inanıyordu. Şöyle diyordu: Eğer biz fertlerin vicdanlarında İslam’ı hakim kılmazsak, toplumu yönetecek sisteme nasıl hakim olabiliriz.”

Tilmisani’nin “merkezden muhite” politikası sayesinde Mısır’da öğrenci dernekleri, Tabipler odası, Hukukçular ve Eczacılar Birlikleri, Gazeteciler Dernekleri, hep İslamcı’ların eline geçti. Suriye, Ürdün, Kuveyt, Sudan, B.A.E. ve Bahreyn’de İhvan-ı Müslimin’in görüşleri büyük ölçüde ilerlemeler kaydetti. Böylece İhvan-ı Müslimin beynelmilel bir güç kazandı.

Tîlmîsanî ayrıca Moro cihadını yakından takip ederek büyük destek sağladı. Afganistan İslam Cihadına da müşavir olarak hizmet etti. Pakistan’da bulunan Afganlı mücahitlere maddi ve manevi imkanlar sağladı. Suriye’de Esad rejimine başkaldıran İhvan-ı Müslimin’in başarısı için canla başla destek oldu.

Ömer Tilmisani genelde yumuşak tabiatlıydı. Fakat kalabalıkların karşısında bir aslan kesilir, heyecanlı hitabetiyle halkı yönlendirirdi. Yahudilerle yapılan savaşlara İhvan-ı Müslimin birlikleri içinde bizzat katıldı ve büyük kahramanlıklar gösterdi.

Îran Irak savaşının sona erdirilmesinde arabuluculuk yapmaya çalıştı. Filistin davasının sonuna kadar savunucusu oldu ve Filistin mücadelesini İslamî çizgiye getirebilmek için büyük gayret sarf etti.

Ömer Tilmisani’nin ardından İhvan-ı Müslimin’in yeni liderliğine en kuvvetli aday Mustafa Meşhur.

Mustafa Meşhur, Enver Sedat’ın öldürüldüğü gün Tilmisani’nin emriyle yurt dışına çıkan ve bir kaç ay öncesine kadar Almanya’da bulunan İhvanın ilk kurucularından.

 

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ