Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Müslüman Kardeşler

Mustafa Meşhur

Mustafa Meşhur

MÜSLÜMAN KARDEŞLERİN 5. GENEL MÜRŞİDİ MUSTAFA MEŞHUR

Mustafa Meşhur’un Hayatı ve Mücadelesi

Üstad Mustafa Meşhur İslam aleminin yetiştirdiği önemli değerlerden biridir. İnancını ve ilmini hayatına yansıtmasıyla tanınan, mütevazi ve sade yaşantı içinde bir hareket adamıydı. Hayatı boyunca pek çok zorluğa, sıkıntıya katlandı. Ancak inandığı dava yolunda kararlı bir şekilde ilerlemeye devam etti.

Üstad Meşhur 1919’da Mısır’ın Eş-Şarkiye vilayetine bağlı Sadiyyin köyünde dünyaya geldi. 1942’de Kahire’deki Bilimler Fakültesi’nden mezun oldu. Mezun olduğu yıl da Meteoroloji Kurulu’na tayin edildi.

Müslüman Kardeşler cemaatine üniversite talebeliğinin ilk yıllarında katıldı. Cemaat içinde hızlı bir şekilde güven kazandı ve cemaatin özel organizasyonuna seçildi. 1948’de bir eylemle ilişkisinin olduğu iddia edilerek hapse atıldı. Bu davadan dolayı üç yıl hapiste kaldıktan sonra 1951’de mahkemenin beraat kararı vermesi üzerine serbest bırakıldı.

1954’te ikinci kez tutuklandı. Bu tarihteki tutuklanması ise o zaman Necibullah’a karşı darbe yaparak Mısır’da tam anlamıyla diktatörlük rejimi kuran Cemal Abdünnasır’ın Müslüman Kardeşler cemaatini dağıtma amacına yönelik bir komplosuyla oldu. Abdünnasır bu cemaatin kendisine karşı suikast girişiminde bulunduğunu ileri sürmüştü. Oysa hadise tamamen bir komploydu ve Müslüman Kardeşler’in söz konusu olayla hiçbir ilgisi yoktu. Ne var ki amaç ve senaryo önceden belirlenmişti. Zaten komplo da bu senaryo gereği düzenlenmişti. Dolayısıyla komplo çerçevesinde Müslüman Kardeşler cemaatinin ileri gelenlerinden yüzlerce insan tutuklandı. İşte Mustafa Meşhur da o tarihte tutuklananlar arasında yer aldı. Komployla bağlantılı olarak açılan davada Mustafa Meşhur’a on yıl hapis cezası verildi ve Meşhur bu cezanın tamamını çekerek 1964’te hapisten çıktı. Ne var ki sadece birkaç ay sonra bu kez “Seyyid Kutub ekibi” bünyesinde tutuklanıp zindana atıldı. Bu ikinci tutuklamada Mısır’daki çağdaş Firavun rejimi Meşhur’u herhangi bir yasal cezaya çarptırmaksızın zindanda tuttu. 1971’de Enver Sadat’ın siyasi tutuklular için genel af çıkarmasına kadar da zindanda kaldı. Böylece 1971’de 52 yaşına gelmiş olan Mustafa Meşhur o zamana kadarki ömrünün yirmi yılını yani yarıya yakın bir kısmını zindanda geçirmiş oldu. Ömrünün ilk 23 yılını çocukluk ve öğrencilik dönemine sayarsanız, aktif olarak sosyal hayata atılmasından 52 yaşına gelmesine kadarki döneminin çok az bir kısmının zindan dışında geçtiği neticesine varırsınız.

Müslüman Kardeşler cemaati yirminci yüzyılın firavunlarından olan Cemal Abdunnasır döneminde çok ağır bir darbeye maruz kaldı ve cemaatin tüm ileri gelenleri zindanlara atıldı. Bunlardan bazıları zindanlarda işkenceyle öldürüldü. Seyyid Kutub, Abdülkadir Udeh gibi bazı önemli liderleri de idam yoluyla şehit edildiler. Cemaatin tüm çalışmaları yasaklandı. Fakat onun ölümünden sonra Ömer Et-Tilmisani’nin genel mürşid seçilmesiyle birlikte cemaatin yeniden toparlanması için bir faaliyet başlatıldı. İşte bu yeniden toparlanma faaliyetinde Mustafa Meşhur aktif olarak rol aldı. Belli ki firavunların zulümleri ve zindan yılları onu yıldırmamıştı. O, Allah’ın nizamını hem fert, hem toplum hayatına, hem de devlet nizamına hakim kılmak için mücadele vermekte kararlıydı. İşte bu toparlanma döneminde 1981’e kadar Mısır’da aktif ve etkili bir faaliyet yürüttü. Ancak yine yirminci yüzyıl firavunlarından Hüsni Mübarek’in 1981’de Müslüman Kardeşler cemaatine karşı savaş başlatması ve ileri gelenlerinden birçok kişiyi zindana atması üzerine üstad Meşhur ülkesini terk ederek Kuveyt’e yerleşme ihtiyacı duydu. Oradan da Almanya’ya geçti. Burada beş yıl ikamet ederek cemaatin Uluslararası Organizasyon adı verilen teşkilat yapısını oluşturdu. Bu teşkilatın hem teorik hem de pratik yönden şekillendirilmesinde aktif olarak rol aldı.

Üstad Meşhur 1986’da ülkesine yeniden döndü. O zaman cemaatin genel mürşidi henüz Ömer Et-Tilmisani’ydi. Fakat onun ülkesine dönmesinden kısa bir süre sonra Üstad Tilmisani vefat etti. Onun vefatından sonra cemaatin genel mürşidliğine Muhammed Hamid Ebu’n-Nasr seçildi. Üstad Mustafa Meşhur da onun yardımcılığına seçildi. 1996’da Ebu’n-Nasr’ın vefat etmesinden sonra da Mustafa Meşhur genel mürşidliğe seçildi.

Onun genel mürşidliğe getirilmesinden sonra cemaatte yeni bir teşkilat düzeni uygulanmaya başlandı. Bu teşkilat düzenine göre, genel mürşidin cemaatin kendi teşkilat düzenine göre seçilecek temsilciler tarafından belirlenmesi gerekiyor. Aynı zamanda genel mürşidin bir kerede altı yıllık süre için seçilmesi gerekiyor. Bu sürenin bitiminde onun görevine devam edebilmesi için yeniden en fazla altı yıllık bir süre için seçilebiliyor. İşte bu teşkilat düzenine göre onun süresi Şubat 2002’de dolmuştu. Fakat cemaatin temsilcileri onu ikinci bir altı yıl için yeniden seçtiler. Ne var ki ömrü 29 Ekim 2002 tarihinde yani ikinci kez genel mürşidliğe seçilmesinden sekiz ay sonra sona erdi.

Bu arada şunu hatırlatalım ki Müslüman Kardeşler cemaatinde genel mürşid bütün cemaatin lideri konumundadır. Yani sadece Mısır’daki cemaatin lideri değildir. Bu cemaatin İslam dünyasının hemen her tarafına yayıldığı, İslam coğrafyası dışında kalan ülkelerde de Müslüman azınlıklar arasında etkin faaliyetler yürüttüğü düşünülürse, genel mürşidin oralardaki tüm oluşumların başında yer aldığı anlaşılır. Bunu Mustafa Meşhur’un vefatıyla ilgili haberlerde genellikle “Mısır’daki Müslüman Kardeşler’in lideri” ifadelerinin kullanılması sebebiyle hatırlatma gereği duyduk.

Mustafa Meşhur hem dava, hem hareket, hem de fikir adamıydı. Yürüttüğü mücadelede oldukça büyük çileler çekmesine rağmen verdiği mücadeleden asla taviz vermemiş, üzerindeki baskıların kalkması için zalimlerin önünde boyun eğmeye asla yanaşmamıştır. Karşılaştığı zulüm ve işkenceler onu yıpratmamış bilakis bilemiştir. Adeta “zindan izinleri” gibi geçen serbest bırakılma dönemlerinde hemen fırsatı değerlendirerek cemaat içindeki yapılanmalarda, cemaati yeniden etkili hale getirme çabalarında aktif bir şekilde rol alması çektiği zulümlerin ve zindan işkencelerinin onu yıldırmadığını ortaya koymaktadır. Üstad Meşhur aynı zamanda birçok eser yazarak fikirleriyle Müslüman gençliğe öncülük etmeye, yol göstermeye çalışmıştır.

Yüce Allah’tan üstat Meşhur’a rahmet ve mağfiretle muamele etmesini diliyoruz. Mekanı cennet olur inşallah. Allah bizlere de cennette o gibi dava önderlerine komşu olmayı nasip etsin.

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ