Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Müslüman Kardeşler

Aliya İzzetbegoviç

Aliya İzzetbegoviç

Aliya İzzetbegoviç kimdir? – Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç’in sözleri

Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç Bosna Hersek başta olmak üzere dünya tarihinin en önemli isimlerinden biridir. Bilge Kral’ın yaşamı, Bosna Hersek’in bağımsızlığı için verdiği mücadele insanlık için büyük bir örnektir. 

Begoviç hayatı ve mücadelesi içerisinde Mevdudi, İkbal, Hasan El Benna ve Seyyid Kutub gibi 20. Yüzyılın önemli İslam düşünürlerinden etkilenmiş bir insandır. Yazdığı iki önemli eser Doğu ve Batı Arasında İslam ve İslami Deklarasyon isimli eserleridir. “Doğu ve Batı Arasında” İslam kitabında çok önemli analizler yapmış, insan ve evrim, kültür ve uygarlık, modern uygarlık, sanat ve bilim, din ve ahlak, kültür ve tarih konularında özellikle Avrupa düşüncesinin yaklaşımını eleştirerek İslami düşünce ve yaklaşımı benimsemiştir. Yahudiliğin dünyevileşme noktasında eleştirmiş, Hrıstiyanlığıda tamamen dünyadan çekilerek mistik bir din olmasıyla eleştirmiştir. İslamın ise hem dünya hem ahrete hitap eden daha rasyonel bir din olduğundan bahseder. Maksizmi ve İngiltere merkezli angilasakson düşüncesini eleştiren Begoviç üçüncü bir yol olarak insanlığın İslami olması gerektiğinden bahseder. Batıdaki gelişmeyi kabul etmekle beraber ahlaki ve kültürel olarak kurtuluşun ancak islamda olacağını bahseder.

Aliye İzzetbegoviç Bosna Hersek başta olmak tüm dünya için adını altın harflerle yazdırmış bir bilge, dava insanıdır. Aliye İzzetbegoviç 8 Ağustos 1925 yılında Bosna Hersek’tedünyaya gözlerini açmıştır. Mütedeyyin bir aileye sahip olan Aliye İzzetbegoviç yaşadığı çevre itibariyle Müslümanları Avrupa’nın bir parçası olarak kabul etmeyen bir bölgede yaşıyordu. İlk eğitimini Alman Lisesinde almıştı. Başarılı bir öğrenci olan Bilge Kral, çevresine, milletine ve dinine karşı yüksek bir duyarlılığa sahipti. Öyle ki daha 16 yaşındayken  arkadaşlarıyla birlikte dinî konuları tartışmak amacıyla Mladi Muslimani (Müslüman Gençler Kulübü) adını verdikleri bir kulüp kurdu.

Bilge Kral daha genç yaşında mücadeleye başlamıştı. İlk gençlik yıllarında ise hapishane ile tanıştı. 24 yaşında 5 sene hapishanede kaldı. Buradaki zamanında iki üniversite birden okudu.Hem hukuk, hem ziraat fakültesini okuyan Bilge Kral hapishanedeki yıllarında mücadelesine devam etti. En coşkun yıllarında bir genci hapishaneye atarak bitireceklerini düşünenler, bir bilgenin yetişip güçleneceğini fark edemediler.

Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç’İN  kurduğu Müslüman Gençler Kulübü oldukça önemli faaliyetler gerçekleştirdi. İkinci Dünya Harbi esnasındaki faaliyetleriyle de herkesin dikkatini çeken gözde bir oluşum hâline geldi. Ancak bu savaş esnasında tüm Yugoslavya, Almanların işgaline uğramıştı. Bu savaş esnasında Sırp Çetnikler Alman askerlerinin de desteğinden yararlanarak Bosna’da 100.000 Müslüman’ı öldürdüler.

13 Ocak 1946’da Yugoslavya yeniden bağımsızlığına kavuştu. Ancak bu bağımsızlık hareketinde Komünist Parti yanlıları önemli bir rol üstlendiklerinden bağımsızlık sonrasında da ülkede yönetimi ele geçirdiler. Ülkenin resmî statüsünü de federal cumhuriyetler birliği olarak belirlediler. Buna göre Yugoslavya altı federal cumhuriyet ile iki özerk bölgeden oluşacak, cumhuriyetlerden biri de Bosna-Hersek Cumhuriyeti olacaktı.

Komünist rejimin ülke yönetimini ele geçirmesiyle birlikte dinlerin toplumsal hayattaki varlığı giderek azaltıldı. Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç politik İslam’ı savunduğundan ve ateizme karşı olduğundan komünist yöneticilerin en önemli hedeflerinden biriydi. Bu sebeple 1949’da İslamcılık suçlamasıyla hapse girerek beş yıl hapis cezası çekti.

Bilge Kral Aliya İzzetbegoviçsıkıntıları 1953’te iktidara gelen Tito zamanında daha da arttı. Bu arada sistemin Müslümanların meseleleriyle ilgilenmesi üzere görevlendirdiği Hasan Duzu ile ilişki kurarak onunla irtibat halinde çalışmalar yürütmeye başladı.

Tito’nun 1974’te yeni bir anayasa hazırlamasından sonra yönetim din üzerindeki kontrolünü kısmen hafifleterek bazı geleneksel İslami kurumların yeniden işlev kazanmasına imkân sağladı. Bu yumuşama üzerine bazı camiler ve medreseler yeniden açıldı. Küçük çapta da olsa bir yumuşamayla bazı dinî kurumların yeniden hayata geçirilmesi Müslümanlar arasında hızlı bir İslami uzlaşıya zemin hazırladı.

BİLGE KRAL ALİYA İZZETBEGOVİÇ’İN İSLAM MANİFESTOSU

Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç genç yaşta mahkum edilmek korkutmadı gözünü, ceza aldığı adı birilerine göre “İslamcılık” olan hakikat davasından vazgeçmedi. 1970 yılında yayınlanan “İslam Manifestosu” adlı eseriyle davasının ardında duruşunu tescilletti.

Elbette bu kitap ona tekrar soruşturmaların yolunu açıyordu, birde bunun üstüne “Mladi Müslümani”(Genç Müslümanlar) adlı örgütü tekrar diriltme suçlaması eklenince, bilge krala yine mahkumiyet göründü. 1980 yılında “Doğu ve Batı Arasında İslam” adlı kitabını piyasaya sunarken, 1990 yılında davasındaki sebatını, kararlılığını göstermek istercesine ve düşmanlarıyla dalga geçercesine “İslam Manifestosu”nu tekrar bastırdı.

1990 yılında “Demokratik Hareket Partisi – Stranka Demokratske Akcije” SDA’yı kurdular. Oybirliği ile ilk başkanı seçilen Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç  ölünceye dek genel başkan olarak kaldı.

BİLGE KRAL ALİYA İZZETBEGOVİÇ’İN VEFATI

Aliya İzzetbegoviç ise 4 yıl süren bu vahşi savaşta halkının liderliğini büyük bir cesaretle, azimle yürüttü. Saraybosna bombalanırken burayı terk etmedi. Askerleri ile beraber siperde bulundu, sığınaklarda yaşadı. Ordunun başında cephede mücadele etti.Bir taraftan da barışın mücadelesini vererek diplomatik ilişkileri yürüttü. 1995 yılında Amerika’da imzaladığı Dayton antlaşması ile ülkesinin yaşadığı vahşi işgali sonlandırdı. Bosna halkı yaklaşık 200 bin şehidin ardından özgürlüğüne böylece kavuştu. Dayton antlaşmasına göre Bosna Hersek’te yapılan seçimlerde Aliya İzzetbegoviç ikinci kez cumhurbaşkanı seçildi. İzzetbegoviç 1998 yılına kadar cumhurbaşkanlığı görevini yürüttü.

Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç, 10 Eylül günü evinde düşerek kaburgalarını kırmış ve tüm sevenlerinin yüreğini ağzına getirmişti. Tedavi süresince sevenleri hastane önünde bekleyip şifa bulması için dua etmişlerdi. Ancak Aliya”nın yorgun kalbi dayanamadı ve 19 Ekim 2003 tarihinde de Saraybosna’da vefat etmiştir.

BİLGE KRAL ALİYA İZZETBEGOVİÇ’İN SÖZLERİ

– Hayvanlar açken tehlikeli olur. İnsanlarsa tokken tehlikeli oluyorlar.

– Din ahlaktır; onu hayata geçirmek ise terbiyedir.

– Biz de zalimlerden olursak, zulme karşı savaşmamızın bir anlamı kalmaz. Kitaba uyacağız.

– Bir şahsın yüceltilmesi hadisesi, geçmişte ve bugün var ama İslam’a kesinlikle yabancıdır! Çünkü bu bir çeşit putçuluktur!

– Çok yaşadım ve çok yoruldum. Şimdi sevgilime kavuşmak istiyorum.

– Özgürlük verilmez, alınır.

– Kur’an ve İslam sadece hocalara bırakılmayacak kadar önemlidir.

– İyi insan olmadan iyi Müslüman olamayız.

– Biz ölüyoruz ama onlar da kazanmıyorlar.

– İlimle din, birbirinden ayrıldığı takdirde, din insanları geri kafalılığa, ilim ise ateizme sürükler.

– Düşmanına benzediğin zaman, savaşmanın anlamı kalmaz.

– Bu adil bir barış olmayabilir; fakat süren bir savaştan daha iyidir.

– Bütün yücelik ve şükran Allah’a aittir ve insanların gerçek kalitesini ancak Allah tespit edebilir.

– Ben Müslümanım ve Müslüman olarak kalmaya kararlıyım. Bu hayatımın sonuna kadar böyle devam edecek. Çünkü İslam benim için iyi ve asil olmanın en doğru ifadesidir.

– Olduğunuz gibi kalın. Dininizi, milliyetinizi koruyun. Kimliğinizi kaybetmenin bedeli köleliktir.

– Müslümanlar, hayatta nasıl uygulanacak sorusundan kaçmak için Kur’an’ın nasıl okunması gerektiği hususunda geniş bir ilim ürettiler.

– Bazıları dini bağlılıklarının kendilerini tefekkürden azade kıldığına inanırlar.

ESERLERİ

– İslam Manifestosu

– İslam Deklarasyonu ve İslamî Yeniden Doğuşun Sorunları

– Doğu ve Batı Arasında İslam

– Tarihe Tanıklığım

Görüldüğü gibi Begoviç evrensel bir İslam anlayışına sahiptir. Bu konuda Begoviç ile ilgili daha pek çok söyleyebiliriz. Biz bilge lider Aliya İzzet Begoviç’ i büyük bir mücadele adamı, örnek alınması gereken bir lider olarak rahmetle anıyor ve kendisini en iyi anlatacağını düşündüğümüz üç cümlesi ile seminerimizi bitiriyoruz.

“Hayat inanan ve Salih amel işleyenlerin dışında kimsenin kazanamadığı bir oyundur.”

“İslam korkakların değil cesur ve atılgan Müslümanların sırtında yükselecektir.”

“Ben bir müslümanım ve öyle kalacağım. Çünkü İslam benim için güzel ve asil olan her şeyin adı, dünyada ki Müslüman halklar için ise iyi bir geleceğin umudunun onlar için onurlu bir özgür hayatın, kısacası benim inancıma göre uğrunda yaşamaya değer olan her şeyin adıdır.”

Rabbim Aliya’ya ve biz Müslümanlara rahmetini esirgemesin.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ