Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Müslüman Kardeşler

Cemal Abdünnasır’ın Canı Kahraman Olmak İstedi

Cemal Abdünnasır’ın Canı Kahraman Olmak İstedi

Zaman Makinası Ekim 1954

26 Ekim 1954: Mısır’da Suikast Tezgahı! Cemal Abdünnasır’ın Canı Kahraman Olmak İstedi…

1928 yılında kurulan ve Mısır’ın yakın tarihi için görmezden gelinemeyecek, aksine parmakla işaret edilecek bir teşkilatlanma ve müspet çalışmalara imza atan İhvanü’l Müslimîn’in tarihinde kırılma noktaları diyebileceğimiz bazı olaylar ve dönemler yaşanmıştır. 1944, 1948 ve 1954’te güya İhvan tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen suikastlar, teşkilata karşı şiddetli uygulamalara sebep olan olaylar arasında ilk akla gelenlerdendir.

1944 ve 1948’de dönemin Mısır başbakanı olan iki isim vuruldu. İlkinde Ahmed Mahir Paşa, ikincisinde ise Nukraşi Paşa öldürüldüler. Her iki suikasttan da Müslüman Kardeşler sorumlu tutuldu. Eylemi yapanlar güya İhvan’dan olduklarını itiraf etmişlerdi. 1944’teki olaydan sonra Hasan el-Benna’ya getirilen yasaklarla İhvan’ın mürşidine göz açtırılmadı. 1948’de ise Mısır hükümeti “devlete karşı ayaklanma hazırlığı içerisinde olduğu için” İhvanü’l Müslimîn’i kapattığını ve teşkilatın bütün mallarına el koyduğunu açıkladıktan üç hafta sonra malum suikast gerçekleşti. Suikasttan bir buçuk ay kadar sonra sanki misilleme yaparcasına İhvan’ın lideri Hasan el-Benna kurşunlanarak şehid edildi. Böylece gerginlik son seviyeye kadar tırmandırılmış ve İhvan’ın yok edilmesi için gerekli şartlar hazırlanmıştı.

İçte darbe ve istikrarsızlık, dıştaysa İsrail’in kurulmasıyla yaşanan savaşlarla olağanüstü şartlar altında Mısır’da 1954’e gelindiğinde iktidarda Cemal Abdünnasır vardı. Seleflerinin İhvan’a uyguladığı sert tavrı tavizsiz devam ettirdi. 26 Ekim 1956’da Cemal Abdünnasır, Manşiyye Meydanı’nda halka seslendi. Konuşması bütün Arap âleminde canlı yayınlandı. Dinleyiciler arasında eli silahlı biri öne çıktı ve Nasır’a sekiz el ateş etti. Kurşunların biri bile Nasır’a isabet etmedi. Silah sesi kesildikten sonra Nasır hemen toparlandı ve sanki daha öncesinden ezberlemiş gibi konuşmasına devam etti: “Vatandaşlarım, kanım size ve Mısır’a feda olsun. Sizin için yaşayacağım, sizin hürriyet ve şerefiniz için öleceğim. Cemal Abdünnasır ölürse hepiniz Cemal Abdünnasır olursunuz. Cemal Abdünnasır sizsiniz…” Yaşananlar, bir Arap Birliği kurmak ve bunun başına geçmek isteyen Nasır’ın ülkesi için ölümü bile göze alan bir kahraman ilan edilmesini sağlamak içindi.

Nasır kendi tezgâhladığı suikastın faturasını kendinden öncekilerin yaptığı gibi yine İhvan’a ödetti. Muhalefetin şahdamarı olan İhvan kanun dışı ilan edildi. Tutuklanan binlerce Kardeş’ten altısı idam edildi. İşkenceyle 27, yaylım ateşiyle 22 kişi şehid oldu. Davaya olan sadakatini ağır bedeller ödeyerek ispatlayan İhvan, bu olaylardan sonra yer altına çekilerek mücadelesine devam etti ve ayakta kalmayı başardı. Yine Nasır döneminde 1965’te kadın ve genç kızların da aralarında bulunduğu 20 bini aşkın kişi tutuklandı. Bir yıl sonra Seyyid Kutub ve altı kişinin şehid edilmesi bu sürecin ardından gerçekleşti. Nasır’ın kim olduğu aklına deli gömleği giymiş Che karşısındaki sırıtışından belli değil mi?

Mehmet Erturan / Gençdoku

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ