Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Müslüman Kardeşler

İhsan Şenocak Neden Açığa Alındı?

İhsan Şenocak Neden Açığa Alındı?

İFAM’ın kurucusu ve Samsun Aşıkkutlu Eğitim Merkezi Eğitim Görevlisi Dr. İhsan Şenocak’ın Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açığa alınmasının asıl sebebi nedir?

İFAM’ın (İlmi Ve Fikri Araştırmalar Merkezi) kurucusu ve Diyanet İşleri Başkanlığı Samsum Aşıkkutlu Eğitim Merkezi Eğitim Görevlisi Dr. İhsan Şenocak’ın Diyanet tarafından açığa alınmasına binlerce kişi tepki gösterdi. Olayın duyulduğu ilk andan itibaren gelen sert tepkilere bakılırsa, ilerleyen saatlerde daha geniş kitlelerden sert tepkilerin geleceği tahmin ediliyor. Herkesin aklına takılan soru şu; Kendini Kur’an’a, sünnete, ilme ve eğitime adayan bir kimse neden açığa alınır?

ŞENOCAK’IN DAYANAK NOKTASI NE?

Dr. İhsan Şenocak’ın sosyal medya üzerinden yayınlanan Cuma hutbeleri, ders, sohbet ve fetva videolarını incelediğimizde, Kur’an ve Sünnet odaklı bir anlatım tarzı hemen göze çarpmakta. Konuşmasının içeriğinde Kur’an ve hadislere çokca yer vermesi takipçilerinin hızla artmasının en büyük etkeni. Peki böylesine Kur’an ve sünnet ışığında hareket eden bir hocanın açığa alınmasının mutlaka haklı bir sebebi olmaLı diye düşünüyoruz.

İHSAN HOCA NEDEN AÇIĞA ALINDI?

Dr. İhsan Şenocak daha önce yayınlanan bazı sohbetleri sebebiyle, bazı kesimlerce ciddi şekilde eleştirilmiş ve görevden alınmalı şeklinde haberler yapılmıştı. Fakat yakın tarihte yaptığı bir sohbet epey eleştirilmiş ve bazı yazarlar tarafından adeta hedef tahtasına konulmuştu. Kadınların pantolon giymesi ile ilgili yaptığı sohbet sebebiyle açığa alındığını tahmin ediyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığınca görevlendirilen iki müfettişin konuyu detaylı şekilde inceledikten sonra, en doğru kararı vereceklerinden şüphemiz yok.

Ancak, Kur’an ve sünnet çizgisinde sağlam duruşu ile halkın yoğun teveccühünü kazanmış kıymetli bir hocanın açığa alınması çok sert tepkileri beraberinde getirecektir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Sünneti tartışan türedi tipler çıktı” uyarısından sonra, Kur’an ve sünnete sıkı sıkıya sarılan ve sünneti tartışma zeminini çekmek isteyenlerin karşısında mücadele veren bir ilim adamının Diyanet tarafından açığa alınması, uzun zaman konuşulacak ve sert tartışmalarının zeminini oluşturacaktır diye düşünüyoruz.

Müslüman Kardeşler yönetimi olarak, Dr. İhsan Şenocak Hoca’mıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Dr. İhsan Şenocak’ın da dediği; “Allah’ın(cc) ayetlerini okumaktan daha onurlu bir vazife ve bu yolda bedel ödemekten daha büyük bir şeref tanımıyoruz..!”

AÇIĞA ALINMASINA SEBEP OLAN SOHBET..!

Haber Videosu

 

KIZLARIN PANTOLON GİYMESİ ÜNİVERSİTEYE GİTMESİ GÜNAH”

Daha önce “kızlar’ın pantolon giymesinin, kaşlarını aldırmasının, üniversiteye gitmesinin günah” olduğunu şeklinde lanse edilen ilahiyatçı İhsan Şenocak Hocanın ne söylemek istediğini anlamayan zihniyet sosyal medyayı ayağa kaldırmıştı.

Şenocak kadınların pantolon giymesinin de zararlı olduğunu ve cehennemde cezalandırılacağını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:

“Yani kızın şu sokaktan geçip de okula pantolonla giderken yüreğin parçalanıyor mu senin? 18 yaşında kaşını aldıran kızın üniversiteye giderken o halde, yüreğin parçalanmıyorsa vallahi kıyamet günü cehennem seni parçalayacak. Allah’ın emanetini ne hale getirdin? Sevindin üniversiteyi kazanınca; ODTÜ’ye, Boğaziçi’ye gidince sevindin. Doktor olacak, mühendis olacak, 5 milyar aylık alacak, arabaya binecek, eşine mecbur olmayacak, mahkum olmayacak… Peki onlara sevindin; kot pantolonuyla erkeklerin bakışı arasında kızın yürüyor, delikanlılar arkasına takılmışlar, arkasından gidiyorlar. Yavrunu cehenneme attın cehenneme.”

İHSAN ŞENOCAK KİMDİR?

1974 yılında Samsun’da dünyaya geldi. İlkokuldan sonra hafızlık yaptı. 1994’te Samsun İmam Hatip Lisesi’nden 99’da Ondokuzmayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Okul yıllarında muhalled usulde İslamî ilimler okudu. 2002’de Diyanet İşleri Başkanlığı İstanbul Haseki Eğitim Merkezi’ni bitirdi. 2004 yılında OMÜ İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Anabilim Dalında “İslam Hukuku’nda Taklit” konulu teziyle yüksek lisans yaptı. Aynı fakültede “İslâm Hukuku’nda Örfün Hükümlere Etkisi” adlı tezini tamamlayarak doktor oldu.

1997 yılında Samsun’un Vezirköprü ilçesinde imam-hatip olarak memuriyet hayatına başladı. Diyanet İşleri Başkanlığında farklı kademelerde görev yaptı. 2007’de Samsun Aşıkkutlu Eğitim Merkezi’ne müdür olarak atandı.
1996 yılında Yedibeyza dergisini neşretti. 2005-2010 yılları arasında yayımlanan İnkişaf dergisinin Genel Yayın Yönetmenliğini yaptı. Milli Gazete ve Yeni Şafak’ta müstear isimle dizi ve düşünce yazıları yazdı. 2008’de Tv5’de “köprü” programını hazırlayıp sundu. Müstear isimlerle farklı türlerde çok sayıda yazı kaleme aldı.

Aşıkkutlu Eğitim Merkezindeki görevinin yanısıra, kısa adı İFAM olan İlmi ve Fikri Araştırmalar Merkezi’nde tefsir, hadis, fıkıh, akâid, usûl, nahiv, mantık, kavâid ve makâsıd gibi temel ve yardımcı ilimler okutmaktadır.

İTİDAL NEDİR?

‘İtidal’, dengeli olma, herhangi bir tarafa eğilmeme demektir. Adalet kelimesi ile aynı kökten gelmektedir.

Kur’an-ı Kerim’de bulunmayan itidal kelimesi, hadislerde namazda ‘rükudan veya secdeden kalkıp doğrulma’ anlamında kullanılmıştır.

Bir ahlâk terimi olarak itidal; ılımlı olma, duygu ve düşüncelerde aşırılıktan uzak kalma, orta yolu benimseme, musibet ve felâket anında düşünmeyi kaybetmemek, hiddet ve aşırılığa veya korkuya düşmemek gibi anlamlara gelmektedir.

İslâm’ın itidali tavsiye ettiğini gösterdiği halde, bu kelimeyi kullanmaksızın aynı kavramın başka sözlerle ifade edildiği pek çok örnek vardır: “Onlar, harcadıkları zaman, ne israf ederler, ne de kısarlar; (harcamaları) ikisi arasında orta bir yol olur.” ayeti harcamada itidali, (yani orta yolu); “Muhammed Allah’ın Rasûlüdür.

Ve onunla birlikte olanlar, kâfirlere karşı dirençli, kendi aralarında ise merhametlidirler…” [3]ayeti öfkede itidali, (yani şecaati, cesur olmayı) tasvir ve telkin eden birer örnek olarak gösterilebilir. Fatiha sûresinde ve Kur’an-ı Kerim’in daha bir çok yerinde geçen “sırat-ı müstakim” (dosdoğru yol) deyiminin ise, zaten itidal anlamına geldiği görüşü pek çok âlim tarafından benimsenmiştir.

Bunlara bakarak hep orta yolda bulunmayı özendiren, “işlerin hayırlısı ortada olandır” anlayışını vurgulayan ahlâkçılar, insanın daima aşırılıktan uzak kalmasını savunmuşlardır. İnsan iradesinin kuvvetlenmesi ve nefsin denetim altına alınabilmesi için itidal içinde yaşamanın büyük önem taşıdığına dikkat eden eğitimciler de, bunun gerçekleşebilmesi amacıyla, az yemek, az uyumak, az konuşmak ve cinsel hayatta aşırılıktan mümkün olduğunca uzak yaşamak gerektiğine her zaman işaret etmişlerdir.

İtidal erdemini kazanmanın yolu, sabır, tefekkür ve teenni ahlâklarından geçer. Musibetler veya ansızın gelişen olaylar karşısında sabır zırhını giyip teenni ile kuşandıktan sonra, itidal meyvesine ulaşmak mümkün olacaktır.

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ